Radyoya girebilmek için aşagıdaki link'e tıklayınız.





Translate

Turkey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turkey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Seha Okuş - Hasretinle Yandı Gönlüm

| 0 yorum


Seha Okuş - Hasretinle Yandı Gönlüm


1-Hasretinle Yandı Gönlüm
2-Son Bakışım Toklimen'in
3-Ah İstanbul
4-Tokat Bir Bağ İçinde
5-Suda Balık Oynuyor
6-Elmaların Yongası
7-Gemiler Giresune
8-Ceren
9-Sobalarında Kuru Da Meşe
10-Odluhlu Yay Gabaklı
11-Seher Vakti Bülbül Ağlar
12-Sarıca Da Buğday
13-Delhadır Başındayım
14-Çemberim Dalda Kaldı
15-Kar Mı Yağmış
16-İlk Akşamdan
17-Et Aldım Dirhem Dirhem

Çingene Müzigi 1 - Čaje Čukarije

Roman halkının vatanlarını neden terketmek zorunda kaldıkları bugün bile yanıtsız kalmaktaysa da tarihçiler üç teori ortaya sürmektedir:

  • Gazneli Mahmut’un Sindh ve Penjap’ı işgali sırasında 500.000 Hintliyi esir aldığı bilinmekte olup, Hindistan’ı fetheden Müslümanların, Romanları köle olarak alıp ülkelerine götürülmesi en yaygın teoridir.
  • En düşük kast olduğu sanılan Romanların, Müslüman fatihlere karşı paralı asker olarak olarak kullanılmış olabilirler ki, yenilginin ardından göç etmek zorunda kalmış olabilirler.
  • Firdevsi’nin Şehnamesi’ne göre MS 420 yılında vatanlarını terkedip dünyaya yayılan 12.000 kişilik Luri halkı eğer Romanlarsa dünyaya yayılmalarının Hindistan'ın işgali ile ilişkisi olamaz.

İlk kez 1505'te İrlanda'da, 1514'te de İngiltere'de nüfus kayıtlarına geçirildiler. Aynı tarihlerde, Avrupa'nın birçok ülkesinde gezgin çalgıcı ve falcılardan oluşan bazı göçebe toplulukların kayıtlarına rastlanır. Günümüzde Romanlar dünyanın dört bir yanına dağılmış olarak yaşarlar. Büyük bölümü Avrupa'nın güney kesiminde toplanmıştır. 19. yy.ın sonlarına doğru Kuzey Amerika'ya da göç etmişlerdir. Romanlar yaşadıkları her ülkede değişik adlarla anılırlar.

Romanlar, dünyanın en renkli göçebe topluluklarından biridir. Türkiye'de yoğun olarak yaşadıkları yerlerin başında Trakya'da, Çanakkale, Edirne, Düzce, Tekirdağ ve İstanbul gelir.

Romanlar insanlık ailesinin ayrılmaz bir parçasını oluştururlar. En gerçek ve doğru manasıyla Romanlar göçebe zanaatçı ataların çocuklarıdır. Tarihin en eski zamanlarından beri kimi insan grupları; tarım veya hayvancılıkla geçinmişlerdir. Romanlar ise çeşitli nedenlerden dolayı göçebe zanaatçılıkla yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Romanların ataları; sepet, elek, metal eşya, kalay vs gibi ürün ve hizmetleri meydana getirerek bunları tarım ve hayvancılıkla geçinen diğer toplumlara satmışlardır. Bu sebeple diğer toplumlar gibi hayvan sürülerine ve geniş topraklara sahip olmadığından göçebe zanaatçılıktan başka bir geçim imkânı bulamamışlardır. Aslında Romanlar ile Roman olmayanları birbirinden ayıran yegane fark budur.

Sanıldığı gibi romanları diğer insanlardan ten rengi, ırksal özellikler ya da dil ayırmaz. Esmer romanlar kadar beyaz tenli ya da sarışın Romanlar da vardır. Farklı ırklara mensup Roman grupları da vardır. Farklı diller konuşan Roman grupları da vardır. Ama tüm Romanların ortak özelliği atalarının binlerce yıl boyunca göçebe zanaatçılıkla geçinmiş olmalarıdır. Bugün birey olarak bir Roman hangi mesleği yapıyor olursa olsun, insanlığın ilk zamanlarında atalarının göçebe zanaatçı olması onun da Roman toplumuna ait olduğunu gösterir.

Romanlar'ın büyük bölümü gelenek, göreneklerini ve topluluklarının yönetim biçimlerini korumuştur. İlk olarak 19. yy.da Avrupa'da, sayıları 10-100 aile arasında değişen Çingene toplulukları şefler seçmeye başladı.

Roman sözcüğü yerleşik düzeni olmayan göçebe insanları çağrıştırır. Oysa Romanlar'ın çok azı günümüzde göçebedir. Bazıları kendi istekleriyle göçebeliği bırakmış, yaşadıkları ülkenin yaşam biçimini benimsemişlerdir. Roman olmayanlarla evlenen Romanlar da vardır.Bazı ülkelerde de yerleşik yaşama zorlanmışlardır.Soykırıma uğramışlardır.

Yarı göçebe, yarı yerleşik bir topluluğun sayımının yapılması güç olduğu için Romanlar'ın kesin nüfusu bilinmemektedir. Bununla birlikte bugün dünyada 3-4 milyon dolayında Roman olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye'de ise 750.000 dolayında Roman olduğu tahmin edilmektedir.

Nisan 1971'de, Romanlar'ın sorunlarını tartışmak üzere Londra yakınlarında ilk Uluslararası Roman Kongresi toplanmış olup bu kongreye atfen, 1990'dan itibaren 8 nisan Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmaktadır



Çingene diye tanimladigimiz Romanlar yeri geldiginde her müzigi görüp oynayan yeri geldiginde etegini giyip dans eden biraz esmer olarak görülür cogu kimseye..

Evet, bunlar dogrudur.. fakat çingenelerin kendine has müzikleri ve kültürleri vardir işte size çingene(roman) müziklerinden Čaje Čukarije begeninize sunuyorum...


Mehmet Bilgin
FolkMusicTravel Sorumlusu


Čaje Čukarije sarkisini seslendiren albümdeki sanatçilar sunlardir

  1. Balkan Express
  2. Bubamara Brass Band
  3. Buzor Nenic Dance Band
  4. Donna Ares
  5. Ersan Kralot & Orhan
  6. Esma Redzopa
  7. Firebrass Trubaci
  8. Kayah & Bregovic
  9. Kids Kafana
  10. Leo & Ivana
  11. Orkestar Business Class
  12. Seka Aleksic & Novi Sad
  13. Sofia Marinova
  14. Uzivo
  15. Zdravko Colic
  16. Zehra Bajraktarevic


Not:Bu albümde toplam 18 ezgi vardir... Ve bu albümü Folk Music Travel blogunu takip eden herkese armagan ediyorum ...





Download
Alternatif 1
Alternatif 2
Alternatif 3
Alternatif 4



Pass:FolkMusicTravel




Paylasim Laz.Kapital

Haig Yazdjian - Talar




01. Garin

02. Ov siroun
03. Lost train
04. Talar
05. Habrban
06. Weaving silk
07. Carod
08. Journey
09. Badouin dance
10. Kouyr Grounk
11. Friday morning


Download
Alternatif 1
Alternatif 2
Alternatif 3
Alternatif 4




Pass:FolkMusicTravel






Paylasim Laz.Kapital

Stelios Kazantzidis-Ta Tragoudia Tis Anatolis





1-çadırımın üstüne
2-oğlan oğlan kalk gidelim
3-hani benim elli dirhem pastırmam
4-bekledim de gelmedin
5-her yer karanlık
6-canımı yaktın alim
7-aptaliko
8-hamsi koydum tavaya
9-pınarda buldum seni
10-kasap
11-asmaların dalları
12-ümitlerim
13-at kolların
14-aivaliotiko


Download
Alternatif 1
Alternatif 2
Alternatif 3
Alternatif 4



Pass:FolkMusicTravel






'' Kefensizlerden biricik lucedoya ufacik hediye''
iyiki dogdun...

Okan Murat Öztürk - Eski Havalar

| 0 yorum




Okan Murat Öztürk 1967 yılında Ankara’da doğmuştur. Aslen jeoloji mühendisidir. Bağlama ve Halk Müziği icrasında Türkiye’de önde gelen isimlerdendir. «Bağlamanın Duru Sesi» olarak tanınır. Aynı zamanda Bengi Bağlama Üçlüsü’nün kurucusudur. Bengi Bağlama Üçlüsü olarak 2 adet, birisi Erkan Oğur ile birlikte olmak üzere 4 adet kendi adıyla albüm çıkarmıştır.

2006 yılında ülkemizdeki nadir etnomüzikoloji çalışmalarından olan «Zeybek Kültürü ve Müziği» adlı kitabını yayınlamıştır. Eser bu alanda yapılmış en kapsamlı çalışmadır. İcra ettiği eserlerin kültürel kaynakları üzerine değerli arşiv taramaları yapan bir isimdir. Özay Gönlüm arşivinin yeniden derlenmesinde de önemli katkıları vardır. Aydın yöresi Zeybek Müziği üzerine uzmandır. Halen 19 Mayıs Üniversitesi’nde lisans sonrası dersler vermektedir. Müzik geçmişi önemli bir yöresel sanatçı olan babasının yanında aldığı derslerle başlamış Erkan Oğur gibi çağdaş icracıların yanında kemale erme yoluna girmiştir.

Albümleri:

* Hiç (Erkan Oğur ile birlikte)-
* Turkish Authentic Saz -
* Eski Havalar -
* Bergüzar
* Aşk Adamı Söyletir

LastFm'den




ESKİ HAVALAR

1-Kahpe Felek Sana N'ettim N'eyledim
2-Seher Vakti Kalkan Kervan
3-Hastane Önünde İncir Ağacı
4-Şu Yüce Dağların Karı Eridi
5-Sabahın Seherinde
6-Dereler Buz Bağladı
7-Sevsem Öldürürler Sevmesem Öldüm
8-Acem Kızı
9-Bugün Ayın Işığı
10-Gide Gide Yoruldum
11-Kuş Uçtu Yavru Kaldı




pass:FolkMusicTravel

Grup Nidal - Asfur

| 0 yorum

Düşmanlığı bilmeyen, sevda şarkılarıyla yoğrulmuş, anadilleri ile şarkılar söylemeyi,hayallerkurmayı, anadillerinde rüyalar görmeyi, bebeklerine ninnileri kendi dilleriyle, masalları kendimimikleriyle, oyunları kendi doğrularıyla yaşamak isteyen bir toplumun utangaç selamıdır.

Anadolu'da yaşayan, farklı bir renkten Türkiye toplumuna ses vermek isteyen ve Cemil Hayek'lerin, Şıh Yusuf Hakiym'in soluğu, Mehmet Latifeci'nin tebessümü, Cebel El Akra'nın çığlığı, düşmanlığı bilmeyen, sevda şarkılarıyla yoğrulmuş, ana dilleriyle şarkılar söylemeyi, hayaller kurmayı,rüyalar görmeyi, bebeklerine ninnileri kendi dilleriyle, masalları kendi mimikleriyle, oyunları kendi doğrularıyla yaşamak isteyen bir toplumun utangaç selamı, sürmeli kara gözlerin, üç bin yıllık tarihi istedikleri yazmanın kokusudur.


1-Asfur

2-Bint El Şelabiyya
3-Deravviyya
4-Gal Ayn Bünayyati
5-Gazali
6-İja Sıhhad
7-Meryem (Meryamti)
8-Nidal
9-Skebaya
10-Yahveydali

Download
Alternatif 1
Alternatif 2
Alternatif 3
Alternatif 4


Pass:FolkMusicTravel




Paylasim Laz.Kapital



Janet & Jak Esim - Judeo-Espanyol Ezgiler


Janet ve Jak Esim, İstanbul'da yaşayan Sefarad şarkıcıları. Erkan Oğur ve Bülent Ortaçgil ile işbirliği kurarak albümler hazırlamakta ve konserler vermektedirler. İkilinin en bilinen albümleri ilk çalışmaları da olan "Antik bir hüzün"dür. 1992'de "German Critics Award"u bu albümle kazanmışlardır. Böylece Zülfü Livaneli'den sonra bu ödülü alan ikinci Türk grup olmuşlardır. Avrupa'da en çok konser veren grup olarak kabul edilen ikili, Niso ve Josef adında iki çocuk sahibidir.


1-Por la tu puerta yo pasi (Gülpembe)
2-Yo era ninya (Genç Bir Kizdim Ben)
3-Ija mia mi kerida (Kizim Benim)
4-Durme durme (Uyu Uyu)
5-Tres klavinas en un tiesto (Üç Karanfil)
6-Kero ke me vas amar (Beni Sevmeni Istiyorum)
7-Ni pudra yeva ni kolor (Yüzümde Ne Renk Ne Pudra)
8-Un Espanyol me ama (Bir Ispanyol Bana Asik)
9-Una tadre de enverano (Bir Yaz Ikindisi)
10-Esta parae ke viene (Gelen Arkadas Grubu)
11-Por amar una donzea (Bir Tazeyi Sevmek Için)
12-Donula
13-Una matika de ruda (Bir Demet Sedef)
14-Ay dos anyos ke no me yamas (Iki Senedir)
15-Asentada en la ventana
16-Esta montanya de enfrente (Su Karsidaki Dap)
17-Ay manas tururu (Ah Anam)
18-Bendigamos al altesimo (Kutsalayim)
19-Et share ratson (Yüksek Iradenin Kapilarini Açtigi An)


Download
Alternatif 1
Alternatif 2
Alternatif 3
Alternatif 4



pass:FolkMusicTravel




Paylasim Laz.Kapital

Donovan Mixon - Language of the Emotions

5 yıldır İstanbul'da yaşayan New Jersey'li müzisyen Donovan Mixon Albümünü Tavsiye Ederim ...

1. October
2. Giochiamo Quando Suoniamo
3. Cara Clara
5. Mixdown
6. Eddi and Daniela
7. Slickquence
8. Pensively
9. Aldonia
10. Aldonia
11. Per S.R.
12. Very Springish


Downlaod
Alternatif 1
Alternatif 2
Alternatif 3
Alternatif 4

pasS:FolkMusicTravel


'' Albüm için Selda arkadasimiza tesekkürler ''

Rembetika - Aşk, Gurbet, Hapis ve Tekke Şarkıları

| 0 yorum


  1. Derviş ve Rita (Dervisis Ke Rita / Dervish and Rita)
  2. Gazel Nihavent
  3. Eğer Gurbete Gidersen (San Pas Ta Ksena / If You Leave For Foreign Lands)
  4. Hariklaki
  5. Üsküdar (Eskutari)
  6. Arapi Gazel Uşak
  7. Hanımlar (Ta Hanumakya / The Girls)
  8. Kanarya (To Kanarini / Canary)
  9. Galata Manes ''Adam Aman''
  10. Kadife (Kadifes / Velvet)
  11. Nargilenin Sesi / Yedikule (I Foni Tu Argile / The Voice of the Nargile)
  12. Siros Adalı Katolik Kız (Frangosiriani / Catholic Girl From Syros)
  13. Rahibe (Kalogria / The Nun)
  14. Çakıcı (Çakıcis / Tsakitzis)
  15. Çiftetelli (Tsifteteli)
  16. Bir Tekne Tutacağım (Mia Varkula Tha Navloso / I'll Set Out in a Boat )
  17. Uçakla Geleceğim (Aeroplano Tha Paro / I'll Take a Plane) 0
  18. Yemin Etme Yalancı Kadın (Min Orkizese Vre Pseftra / Don't Make Promises, You Lying Woman )
  19. Neden Geldim Amerika'ya (Why Did I Come to Amerika)
  20. Minore Manes
  21. Çal Benim Sadık Buzikim ( Pekse Buzuki Mu Pisto / Play My Trusty Bouzouki)
  22. Beikos

Gypsy Music of Constantinople - Turkish Gypsies [ İstanbul Çingeneleri ]

| 0 yorum



01 - Rast Tsiftetelli
02 - Kanun Taqsim
03 - Tsadir Oyun Havasi
04 - Istambul Havasi
05 - Ud Taqsim
06 - Kocheck Dance
07 - Rumeli Karsilama
08 - Kanun Taqsim
09 - Romani
10 - Ud Taqsim
11 - Hijaz Tsiftetelli
12 - Karsilama
13 - Arnavut Kasabi
14 - Kanun Taqsim
15 - Saba Karsilama
16 - Sulu Kule Havasi
17 - Ussak Oyun Havası


Download

Ayyuka - Ayyuka

| 0 yorum

01 Hamam Sefasi
02 Toz Bulutlu
03 Takinak
04 Aksi
05 Azgin Cengi
06 Ay Aglama
07 Hayat Derde Bandi Beni
08 Dunya Hali
09 Cifte Yarasi
10 Umitsiz Ask
11 Unutursam
12 Havada Bir Hinlik Var
13 Sapasaglam
14 Caca

Download


Mask - Kapılar Ardında [ 1996 ]


Cem Canbay: Elektrik, Akustik Gitar, Geri Vokal, Söz, Müzik
Ebru Kalabas: Vokal, Geri Vokal
İzzet Hiçkalmaz: Davul, Perküsyon
Serkan Özyılmaz: Klavyeli Çalgılar
Demirhan Baylan: Elektrik Bass
Ahmet Güvenç: Elektrik Bas
Tahsin Ünüvar: Tenor Saksofon
Jozi Levi: Perküsyon


Mask - Kapılar Ardında (1996)


01- Kapilar Ardinda
02- Bir Düs
03- Sözcükler Sehri
04- 90′li Yillarin Aski
05- Yaslaniyoruz Galiba
06- Askini Bana Ver
07- Gerçegin Ta Kendisi
08- Bir Zamanlar
09- Güneye Dogru
10- Baglanmistim Sana


Part 1
---------
Part2

Kazım Koyuncu'nun Hayatı Ve Discography

Ben bir müzisyenim,ondan sonra biraz Karadenizliyim,ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem...


Kazım Koyuncu Karadenizliydi. Artvin'in yaylaların yeşiliyle denizin mavisini buluştuğu Hopa ilçesinin bugünkü adı Yeşilyurt olan P’anç’ol köyünde 7 Kasım 1971'de doğdu. Doğum tarihinin nüfus kağıdına 10 Mayıs 1972 yazılması nedeniyle yılda iki kez doğum günü kutlama mesajlarını gülümseyerek karşılardı Kazım. Çocukluğunda “Kemençeci Yaşar” olarak tanınan Yaşar Turna'nın türkülerini çok dinlediğini her zaman dile getirirdi. Kazım Koyuncu çocukluk günlerini anlatırken “Kitap okuyan babamdan kaynaklı olarak diğer çocuklardan farklı oldum” diyerek babasının farklılığın kendisine nasıl yansıdığının altını çizer. Hopa’da bakkallık ve berberlik yaparak ailesinin geçimini sağlayan Cavit Koyuncu, 1960’larda Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluş dönemlerinde partililerle tanışmış, dükkanı öğrencilerin kitap-gazete okuma yeri haline gelmişti. Cavit Koyuncu’nun Oğuz, Canan, Hüseyin, Orhan ve Kazım’dan küçük Niyazi olmak üzere 6 çocuğu vardı. 12 Eylül'ün ardından Erzurum'da 6 ay hapis yattığı sıralarda Kazım 10 yaşındadır ve aile anne Hüsniye Koyuncu’ nun gayretleriyle ayakta kalır. Baba Cavit Koyuncu’nun aldığı mandolin ve amcasının Almanya’dan getirdiği gitar, Kazım’ın müzik yaşamına ilk adımlarının nedeni olur. Kazım Koyuncu “17 yaşında köyünden çıkar” ve 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girer. 1993'te okulu bırakır ve sadece müzik yapmaya karar verir. Bu dönemi şu sözlerle anlatıyordu Kazım Koyuncu “Zor dönemler, o okulu bitirip kaymakam falan olacaksın ya da kendi istediğin işi yapacaksın. Ama hep soru işaretleri olacak, sonu nereye varacak? Bu tercihlerden soru işaretli olanını tercih ettim.” Kazım, 1990 yılında Çağdaş Sanat Atölyesi’nin etkinliklerinde yer aldı. Çağdaş Oyuncular'ın sahneye koyduğu ''Faşizmin Korku ve Sefaleti'' adlı oyunun müziklerini yaptı. 1991 yılında Ali Elver ile birlikte kurduğu ve müziğe başladığını söylediği “Grup Dinmeyen” dönemini de yine bir röportajında şöyle dile getiriyordu: “Özgün müzik denen, protest denen tarzda müzik yapmayı amaç edinen bir grup kurduk ama kısa zamanda elektrik gitarı sokmaya başladık. Dağıldık, toplandık falan çok uzun sürdü. En sonunda Dinmeyen 1996'da Sisler Bulvarı isimli bir albüm çıkardı.” Grup Dinmeyen tek albümünden sonra dağılırken Zuğaşi Berebe grubu Kazım Koyuncu'nun müzik yaşamında daha etkili bir yer alıyordu. Kazım Koyuncu bu dönemi “Dinmeyen'i kurduktan hemen sonra 1993 yılında Zuğasi Berepe (Denizin Çocukları) isimli yeni bir grup kurduk. Yani hem Dinmeyen devam ederken hem de bu grup devam etti” diye internette Lazuri.com adresli sitede kendi yazdığı yaşam öyküsünde özetlemişti. Zuğaşi Berepe, Kazım'ın müzik yaşamında bir dönemeçti. Zuğaşi Berepe, Kazım Koyuncu'nun müzik yaşamında olduğu kadar Lazca söyleyen bir rock grubu olarak da Türkiye'de önemli bir adımdır. Aslında Kazım Koyuncu bir gösteride gözaltına alındığında Emniyet'te polisin ağzından laf almak için Lazca konuşmasıyla “Lazlığının” farkına vardığı hikayesini birçok sohbetinde dile getirmişti.

Arkadaşlarının Dilinden ;

“Ona “Dina Kaki“ ismini kardeşi Niyazi taktı”

Annesi [ Hüsniye Koyuncu]

Hangi tarafa baksam Kazım’ı görüyorum. O çocukluğunda da adam gibi davranırdı. Halasının eşi ona doktorunun adını verdi. Onun gibi yüksek bir adam olsun diye. O da çok yüksek bir insan oldu. İlkokulda öğretmeni onunla arkadaşlık yapardı. Bir gün babası öğretmenine “Ya sen bacak kadar çocukla neyi konuşuyorsun’ demiş, o da eşime “İşime karışma, Kazım çocuk değil adamdır” diye cevap vermiş. Yaşlı insanlarla konuşmaya bayılırdı. Onlara hep bir şeyler sorardı. Hep öğrenmek isterdi. Bazen öyle sorular sorardı ki insanlar cevap veremezdi, şaşırırdı. Ağaçtan gitar, tenekeden davul yapardı. Babaannesine, “Bana atma türkülerden öğret” derdi. Babaanne ona “atma türki atarum / yüreğuni yakarum / eski çaruklaruni / boğazuna takarum” derdi” Kazım da ona atma türkülerle cevap verirdi. Kardeşi Niyazi küçükken Kazım diyemez “kaki, kaki” diye çağırırdı onu. İsmi o yüzden “Kaki” kaldı. Hastayken İstanbul’a gittiğimizde “sarılamayacağız” dedi. Uzaktan el sallardı. Maske ile geziyorduk evde. Bir keresinde sarıldı öptü beni Kazım. “Sarılma” dedim. “yok” dedi “anam bi iyi öpeyim”. O son öpmesiydi. Çocukluğu Pançol’da geçti. Çay toplamada yarış yapardı, bizi geçerdi. Ağabeyi Hüseyin’i geçer ve ona “tembel” diye takılırdı. Bize kıyamazdı, alım yerine bile çayı o getirir satardı.

“İlk kez sözünü tutamadı”

Kardeşi [ Niyazi Koyuncu ]
Bugün 7 kasım. Kaki’yi onsuz andığımız ikinci doğum günü… Uyandığımda onun gitarı, onun fotoğrafları ve ondan kalan birçok anı, bu zamansız gidişin verdiği ıstırabı yeniliyor bir anlamıyla. Hastane odasında bana verip de tutamadığı, beni ilk kez kandırdığı sözü beliriyor zihnimde: “ On beş sene garanti, hatta 49’u buluruz.” demişti gülerek. Köyümüzdeki Nuri Amca’nın lafıydı bu. Beni biraz olsun rahatlatmıştı ve gözümdeki yaşlar yerini masum bir sevince bırakmıştı. “Yani Niya, anlayacağın hastalığım pek ciddi bir şey değil aslında”. On beş sene o kadar kısa bir zaman ki, bu sürede ona nasıl doyabilirdim. Ama keşke kırk dokuzu bulabilseydi; ne yazık ki o altı ay yaşayabildi ve bana ilk defa yalan söyledi. Seni çok özlüyoruz. Kardeşin Niyazi…

“O zor günlerin adamıydı”
Arkadaşı [ Memedali Barış Beşli ]
Kazım’la 1992 yılında Çağdaş Sanat Atölyesinde tanıştık. O hem devrimci, hem müzisyen, hem Laz, hem de uzun saçlaydı. Bunlar bir araya zor gelecek niteliklerdi. Kazım’a Lazca müzik yapan bir grup fikrinden bahsettiğimde çölde suya kavuşan biri gibi benimsedi. Zuğaşi Berepe İÜ Öğrenci Kültür Merkezinde böylece hayata geçti. Grup, zor günleri hep onun parlak fikirleri sayesinde aştı. Mesela Brüksel Live CD’si konser kayıtlarından elde edildi ve 1997 yılında 130 adet kopyalandı. CD’ler o zamanın koşullarında bilgisayardan sıcak sıcak çıkıyordu ve biz fırından sıcak ekmek alan çocuklar gibi seviniyorduk. Eşimle Kazım’ı tanıştırdığımda henüz evli değildik. Kazım eşimin inatçı ve bana söz geçirebilecek bir yapıya sahip olduğunu gördüğünde “Seni bu kızla evlendireceğim, bu kız seni yola getirir.” demişti. Meğer yakın arkadaşlara da bu kanaatini açıklamış, ben sonradan öğreniyorum. Dermiş ki; benim cimriliğimi(!) göz önüne alarak “Mehmedali bu kızla evlensin yoksa çocuklarına defteri Mahmutpaşa’dan kilo ile alır!”

“Dünyaca ünlü 10 sanatçıya Lazca şarkı okuttuğumuzu düşün...”

Yazar Arkadaşı [ İsmail Avcı Bucaklişi ]
Sene 1993, Pazar belediye düğün salonundayız. Zuğaşi Berepe’nin Zuğaşi Berepe adını aldığı ilk konser. Benim gözümde sahnedekiler sanki gencecik insanlar değil de bu işi yemiş yutmuş koca adamlar. Lazca şarkı söyleyecekler. Bu benim hayatımda sahneden dinleyeceğim ilk Lazca şarkılar olacak. Konser başlar, bir süre sonra Kazım’ın çaldığı gitarın teli kopar. Ne büyük bir talihsizlik. Tanrının huzurunda, Lazların karşısında yani kamusal alan denilen mekanda ilk kez Lazca şarkılar söyleniyor ve olacak iş mi, gitarın teli kopuyor... Sene 2004, aylardan Ağustos, yağmur almış başını gidiyor, Hopa’da bir pastanede oturmuş Kazım’la laflıyoruz. Lazca ve Lazca gibi yok olma tehdidi altındaki dillere ilgi uyandırabilmek için kafasındaki bir projeyi anlatıyor Kazım: “Dünyaca tanınmış on sanatçıya birer tane Lazca şarkı okuttuğumuzu düşün. Bunun Lazca’nın prestijini ve Lazca’ya ilgiyi ne kadar artırabileceğini tahmin edebiliyor musun? Ancak böyle işler çıkararak yok oluşun önüne geçebiliriz...” diyor. Bir Of konseri var ki Kazım’ı en çok sevindiren konserlerden biridir. Çoğu müzisyen için Of’ta konser vermek hayal bile edilemezken Kazım, büyük bir kalabalık tarafından karşılanır ve insanlar konser alanını tıklım tıklım doldurur.


“Bir gün dilim sürçtü, Kazım’ım yerine Lazan’ım dedim”
Sanatçı Arkadaşı

Kazım’ı 1993 yılında tanıdım ve ondan sonra da yakın arkadaş olduk. Bizim basçımız askere gidince konserleri Kazım’la birlikte yaptık. Ne zaman arayıp gel hadi gel birlikte müzik yapalım desek gitarını kapıp gelirdi. Eylem birliğimiz çoktu onunla. Evinde çıkan yangında kaybettiğimiz müzisyen arkadaşımız Tuncay’ın ölümü üzerine İngiltere’den apar topar gelen Kazım’ın katıldığı bir televizyon programında gitarı yandı. Bir gün önce de evinde ampul patladı. Arka arkaya yaşanan bu olaylar için “tesadüf mü sence” diye sormuştu. Tuncay’ı toprağa verdikten onbeş gün sonra Kazım’ın teşhisi kondu. Onunla ilgili hep eğlenceli şeyler hatırlıyorum aslında. Dertlerimizi de paylaşırdık ama bir araya geldiğimizde hep neşeli ve eğlenceliydik. Ben ona “Kazım’ım” derdim. Yorgun olduğum zamanlarda bazen dilim dolaşır, hecelerin yerlerini değiştiririm. Yine böyle bir günde Kazım’ım diyeceğime “Lazan’ım” demişim. Sonra düşününce bu kelimenin cuk oturduğunu görerek Lazan’ım demeye başladım. Onunla Lazca –Megrelce şarkılarda düetler yaptık. O müzikal çizgi ve ezgi diziliminde başarılı olabiliyorum sanırım ama Kazım çok uğraşmıştı bazı sözcükleri söyleyebilmem için. Stüdyo kurmuştu, güzel şeyler yapacaktı. Biz de yeni düetler ve ortak projeler düşünüyorduk ama bu kadarmış...

Sanatçı Dostlarının Mesajları

Konserlerine giden, şarkılarını dinleyen herkes Kazım'ın arkadaşıydı. "Yüreği yakışıklıydı" o yüzden yalnız sevgi değil tutkuydu Kazım'a duyulan. Sahneler Karadeniz rüzgarını, horon dalgasını çok özledi. Ah Kazım, seni ne kadar özledi arkadaşların...
  • Hatice Tuncer
  • Kazım Koyuncu’nun varlığı, ruhu, cismi, sanatı, dostluğu, sıcaklığıyla ve arkasından sürüklediği sevenleriyle ve bütün insanlık erdemleriyle, ben kendim olarak dünyanın tüm sömürücülerini ve onların uşaklarını lanetliyorum.
  • Erkan Oğur
  • Kazım, kısacık hayatında yapacağını yaptı ve çekip gitti. Bu adeletsiz ve kirli dünyaya fazla dayanamadı. Mayıs ayında filizlenmiş çay bahçesi gibiydi. Sevenleri çoktu. Ne mutlu ona. Kalanlara selam olsun.
  • İ. Hakkı Demircioğlu
  • Karadenizin hırçın dalgalarının, yeşil dağlarının asi çocuğunu birgün bir gemi aldı ve sonsuzluğa götürdü. Ama yapmak istediği müziği ve dost gülümsemelerini bize bıraktı.
  • Fuat Saka
  • Kazım’ı ilk kez laz rock grubu Zuğaşi Berepe’de dinledim. Müziği algılayışı, duruşu ve estetiğini çok beğenmiştim. Güzel bir yolculuk çok çabuk bitti. Üzgünüm…
  • Bülent Ortaçgil
  • Saz benizli, dal incesi, koca yürekli çocuk… dünyadaki tüm alkışlar, şarkılar ve devrimler, sana armağan olsun… görüşmek üzere…
  • Leman Sam
  • Dünyayı değiytirmek için, nefes almaya bile ihtiyaç duymayan dost; ya bu hasretlik ne olacak?
  • Şevval Sam
  • Aşık Mahsuni’nin ölüm haberini alan biri, arkadaşına “Duydun mu Aşık Mahzuni ölmüş” demiş. Arkadaşı da O’na şu yanıtı vermiş; “üzülme ölmesine, ya doğmasaydı!”
  • Kazım da böyle benim için… “Kumral bir çocuğun yaz öyküsü.” Bütün hayatı ve Karadeniz kültürüne getirdiği açılım, öyle hesapsız, çıkarsızdı ki bütün dolaysızlığıyla girdi kalbimize… Ve hep orada yaşayacak…
  • İlkay Akkaya
  • Karadenizin hırçın dalgaları gibiydi yüreğin, sevenlerin o dalgaların notalarında sürdü takalarını ve o dalgalara geri gönderdik seni… Yurdum kadar güzel insan.
  • Ayten-Edip Akbayram
  • Kazım, halkın içinden çıktı, halkın yarattığı markaydı. Güneş doğudan doğar, batıdan batar. Güneş battığında gördüğüm yıldızlardan biridir Kazım. Her gün yeni bir başlangıçtır. Benim gönlümde tekrar Kazım düşüncesi doğacaktır.
  • Şenol Güneş
  • Kazım’a…
  • Karadeniz dalgaları, kıyı boyunca yükselen Lazca, Pontusça, Türkçe, Gürcüce, … şarkıların kardeşliği ile coşunca Denizin Çocuklarından biri de bu coşkuya katıldı. Bizleri, kimi zaman ağırbaşlı, dingin; kimi zaman başeğmez, asi Karadeniz’in türküleriyle buluşturdu. Bu coğrafyaya barışın ve kardeşliğin hakim olacağı umudunu yitirmeden, müziği ile farklı dillerin, kimliklerin yan yanalığını, birlikteliğini dile getirme mücadelesi veren sanatçı arkadaşımız Kazım Koyuncu’yu unutmayacağız.
  • AŞKVA HİM N3AŞA KEXTU. HİM GURİ ŞKUNİS SKUDASERE HİM LAZEPE ŞKALA ORT ASERE. (O, artık göğe yükseldi. Sesi, bizim sesimizde devam edecek…)
  • Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu
  • Albümlerini dinlediğimde, hah işte bu çocuk kalıcı olur, uzun soluklu olur demiştim. Müziği kalıcı oldu ama kendisi bizi terketti, özlüyorum.
  • Cahit Berkay (Moğollar)
  • Kazım Koyuncu, kısa hayatında müzik adına önemli bir misyonu gerçekleştirdi. Arkadaşlarıyla birlikte yerel kültürden evrensel ve çağdaş bir yorum çıkardı. Yarattıkları bu vizyon önümüzdeki yıllarda daha iyi anlaşılacaktır.
  • Taner Öncü (Moğollar)
  • Kısacık ömrüne dünyaları sığdırmış, genç, tutkulu, heyecanlı, yetenekli bir adam…
  • Kazım’la aynı sahneyi paylaşmak büyük bir keyifti. Kişisel kaygılardan uzak aynı müzikal amaç için yanyana omuz omuza olmak. Bunu gerçekten önemserdi.
  • Böyle yaratıcılığının zirvesinde… Birden bire… Yokluğu ne büyük bir eksiklik. Hem bizler hem de dünya için…
  • Ne müziğine ne de dostluğuna doyabildiğim sevgili Kardeşim! Unutulacak gibi değil!
  • Bayar Şahin
  • Çok çaldım Kazım’ın şarkılarını radyodan. Ne şanslıyım ki tanıştım, dost oldum sonradan. Şimdi pişmanım keşke daha çok çalsaydım…
  • Bugün bile çalınca, hala “kim bu şarkıyı söyleyen” diye soruyorlar bana. Artık yok ama hala doğru işler yapıyor Kazım Koyuncu.
  • Nihat Sırdar
  • Yaşamımızın birçok yerinde ve zamanında buluştuk Kazımla. Bir üniversitenin avlusunda, amfsinde ya da dışında ‘üniversiteler bizimdir’ demek için ya da stüdyonun birinde aynı türküyü seslendirip dilden dile, yürekten yüreğe ulaşmasını sağlamak için, aynı sahneyi paylaşıp o görkemli, coşkulu kalabalığın içinde hep bir ağızdan dünya halklarının kardeşliği için, özgürlüğü için, eşitliği için, insanca yaşam için söyledik şarkılarımızı.
  • Bir haykırışsa yaşamak; avazımızı sağırlar duysun, çığlıklarımızdan geceler irkilsin, dilsizler konuşsun, kör yürekler görsün, yer-gök selamlaşsın sevdamızla. Haykırıyoruz bir kavga soluğuyla bir kez daha: KAZIM…
  • Hilmi Yarayıcı
  • Kazım Koyuncu hem müzisyen kimliğiyle hem de insani yönüyle, hayatın içinde nasıl durulması gerektiğinin en güzel örneğidir. Onun bu denli sevilmesinin arkasında yatan gerçek ise, halkın içinden hiç kopmamış ve yaşatmaya çalıştığı değerler, halkın kendi öz değerleri oluşudur. Böylesi bir insanı tanımak ve onun arkadaşı olmaktan onur duyuyorum. Her ne kadar bedeni toprakta olsada, sevgisi milyonların yüreğinde sonsuza dek yaşayacak… Ayrıca Halkevleri’ne şahsım adına teşekkür ediyorum çünkü Kazım Koyuncu’nun da isteyeceği şey, halk adına ürettiklerinin doğru olan yerden halka sunulmasıydı.
  • Gökhan Birden
  • Kazım’ın müziğiyle bir turne yolculuğu sırasında tanıştım. Bu yolculuk ömrüm boyu sürecek.
  • Gürol Ağırbaş
  • Şarkışı ölse ölmez şarkısı, susmaz gülüşü, söylenir şarkısı.
  • Feridun Düzağaç
  • Duymamak mümkün değilse de erken gitmenin kederini, biz yine de dinlemeliyiz Kazım’ın türküsünü.
  • Volkan Konak
  • Kazım Koyuncu benim müzik hayatımda en önemli dönüm noktalarından biridir, aynı zamanda müzikal anlamda ondan çok şey öğrendim kısacık süreç içerisinde. Hayatıma kattığı güzelliklerden dolayı ona müteşekkirim. Kazım Koyuncu ile tanışmamız ve vedalaşmamız göz açıp kapayıncaya kadar yaşandı adeta. Neden bütün güzel şeyler böyle kısa sürüyor. Müzik adına yapacak o kadar güzel projeleri vardı ki Kazım Koyuncu’nun ölümü müzik camiası için çok büyük bir kayıp oldu. Ben kendi adıma bu güzel insanı tanımış olmaktan ve onunla çalışma fırsatı bulmuş olduğum için mutluluk duyuyorum.
  • Seni hiç bir zaman unutmayacağım güzel insan.
  • Hülya Polat
  • Yaşamıyla, sanatıyla ve örnek kişiliğiyle halkın gönlünde haklı bir yer edindi Kazım.
  • Grup Yorum
  • Hepimizin eksik yönünü tamamlayan bir müzisyen kendimle gireceğim çelişkileri çabuklaştıran ve kolaylaştıran bir müzisyendi.
  • Haluk Levent
  • Kazım’ın çok farklı ve güzel tınlayan bir sesi vardı. Müziğinde rock müziğinin coşkusuyla Karadeniz yöresinin hareketli ezgileri evrensel bir sentez olarak ortaya çıkıyordu. Kazım ve arkadaşlarının yaptıkları müziği çok kendine özgü buluyordum. Dünyanın her yerinde bu özgünlüğü nedeniyle ilgi bulacağını düşünüyordum. Şimdiye kadar yaptıkları, Karadeniz ve rock müziğinin gelişimi açısından önemliydi. Yaptıkları daha başlangıçtı diye düşünüyorum.
  • Onu unutmayacağım. Zaten müzik tarihindeki yerini aldı.
  • Nejat Yavaşoğulları
  • Çok değerli müzisyen dostumu bir kez daha saygı ile selamlıyorum.

Kazım Koyuncu'nun Sözleri

“..Bilgi ve bilim kendini yenilemediği müddetçe gerici bir seydir, özellikle bilginin kendisi... Ben germ hücreli tümörleri öğrendim. Benim germ hücreli tümörlerim var. Şu anda herhangi bir kan testiyle ve patoloji sonucuyla bana gelindiği zaman dünyanın herhangi bir germ hücreli tümörünü tedavi edecek profesör kadar size ilaç yazabilirim. Çünkü öyle yazıyor ve yüzde 80 kurtulma ihtimali olduğunu yazıyor. Ama yüzde 20' yi sorduğum zaman doktor bana 'Niye onu soruyorsun ki?' diyor. Çünkü ben yüzde 20' yi merak ediyorum.”

“...Hayatım 33 yasına kadar hep mücadele ile geçti. Hep gıcık işlerle uğraştım. Sahil yolu projesi dediler. Bir albüm yaptım, sanki gazete çıkarmış gibi yazdım oraya "Sahil yolu projesini istemiyoruz. Nükleer santral istemiyorum..."


“..Şimdiye kadar verdiğim bütün mücadele ve rahatsızlık için kimseden özür dilemiyorum ve yaptığım her şeyden de gurur duyuyorum. Bundan sonra da hayatım ve sağlığım nere giderse gitsin daha da gıcık, illet, muhalif, deli bir herif olmaya devam edeceğim.”

“Yüz sene daha yaşasam, yapsam, yapsam, yapsam hep yapsam yine eksik gideceğiz. Ne kadar eksik gidersek hayatta yapacak o kadar çok şey bırakırız…”




"Türkiye’de hiç radyasyon olmasa da sistemin kendisi yeter zaten. Beni radyasyon değil Türkiye’deki sistem kanser etti”



Albums

Kazim Koyuncu - Hayde

Kazim Koyuncu - Asiye
Kazim Koyuncu - Ben Seni Sevdugumi (Tv Mix)
Kazim Koyuncu - Ben Seni Sevdugumi
Kazim Koyuncu - Denizde Kararti Var
Kazim Koyuncu - Ella Ella
Kazim Koyuncu - Fadime
Kazim Koyuncu - Gelevera Deresi
Kazim Koyuncu - Gulbeyaz
Kazim Koyuncu - Hayde
Kazim Koyuncu - Mohevis Kalo
Kazim Koyuncu - Narino
Kazim Koyuncu - Potpori (Horonlar)
Kazim Koyuncu - Selimina
Kazim Koyuncu - Tsira
Kazim Koyuncu - Uy Aha

Download

Kazim Koyuncu - Viya


Kazim Koyuncu - Ateslerde
Kazim Koyuncu - Ben
Kazim Koyuncu - Didou Nana
Kazim Koyuncu - Domivamis
Kazim Koyuncu - Gyuli Ckimi
Kazim Koyuncu - Hey Gidi Karadeniz
Kazim Koyuncu - Ka Tun Mila Xendasoc
Kazim Koyuncu - Kocari
Kazim Koyuncu - Ncais Birapa
Kazim Koyuncu - Ou Nana
Kazim Koyuncu - Sarpi Moleni

Download

Dinmeyen - Sisler Bulvari

Dinmeyen - Askida Yasamak
Dinmeyen - Dam Ustune Cul Serer
Dinmeyen - Hatirlayislar
Dinmeyen - Kardan Kina
Dinmeyen - Kavganin Ortasinda
Dinmeyen - Marti
Dinmeyen - Sisler Bulvari
Dinmeyen - Uc Kiz Bir Ana
Dinmeyen - Ulkem


Download

Kazım Koyuncu - Dünyada Bir Yerdeyim(2006)
1-Hoşçakal
2-Yalnızlığı Anla
3-Askıda Yaşamak
4-Dünyada Bir Yerdeyim
5-Anılar Düştü Peşime
6-Yine Burada
7-Sürgün Başlar
8-Ayrılık Şarkısı
9-Hayat
10-Le Le Le/Enstrümantal
Konser Kayıtları;
11-Divane Aşık
12-Anam Deyiki Bana
13-Yenge Kızı,Tabancamın Sapuni
14-Kız Ne Ağlayisun,Oy Oy Güzelum
15-Didou Nana

Download

Grup Dinmeyen - Sisler Bulvarı


1-Askida Yasamak
2-Dam Ustune Cul Serer
3-Hatirlayislar
4-Kardan Kina
5-Kavganin Ortasinda 5-Marti
6-Sisler Bulvari
7-Uc Kiz Bir Ana
8-Ulkem

Download

Kazim Koyuncu - Mustafa Özarslan - Salkim Sögüt(2000)

1-Albeni Yar
2-Bir Ay Dogar
3-Daglar
4-Elazig Potporisi
5-Emmo
6-Erzurumdan Cevirdiler
7-Halay
8-Kerim Oglu
9-Leylican
10-Mehmet Ali Ye Agit
10-Sesim Bülbüllere
12-Yüce Dag Basinda Kar İdim


Download



''Şarkılarla Geçtin Aramızdan Şair Çeketli Çocuk''

Özgürlük ve Aşk için savaşan
Nice devrim şehitleri veren
Faşiste geçit vermeyen
Sosyalist düzenle yeşeren

Sen değilmisin hopa'm

Haksızlıklara karşı duran
Nazım Usta'ya kapi açan
Şair Ceketli Çocuğa umut veren
Çernobile boyun eğmeyen

Sen değilmisin hopa'm


Tüm insanlara örnek olan
Laz-Hemşin kardeşçe yaşayan
Havasi ve Suyu özgürlük kokan

Şu satirlari yazana gurur veren

Sen değilmisin hopa'm;sensin Hopa'm

Yazan:Mehmet Bilgin

Not:Kazım Koyuncu'ya,Hopa'ya Ve Bütün Dünyadaki Devrimcilere İthaf Edilmiştir...


Zugasi Berepe//Oxoşk'va Do Oropa $eni

Devrimi düşünebiliriz, düşleyebiliriz
hatta yetmez bir sistem bile kurabiliriz..
sistemimiz şöyle olsun vs.
bunu ne zaman yaparız;
devrim yaptıktan sonra(!)
bok devrim yaptıktan sonra
şu anda bunu düşünüyorsan yaparsın
yapmaya başlarsın...


Ozer Senay & Shahrazat - Turkish Bellydance

| 0 yorum




















1. Sen Hayatsin Ben Omur
2. Beni Unutma
3. Selam Ver Yeter
4. Istanbul'a Selam
5. Sehrazat
6. Benden Sana
7. Camlicadan Bakinca
8. Beyoglunda Bir Aksam

Download

Karagüneş - Talofa





















1 - Dar Dünya
2 - Deli Rüzgar
3 - Deniz Suyu Türküsü
4 - Diken
5 - Gün Batımı
6 - İşte Biz
7 - Kimdir
8 - Mecnunum Leylamı Gördüm
9 - Sağa Doğru Giden


Download

Zugaşi Berepe - Discography

la
Zugasi Berepe

Zuğaşi Berepe (Lazca Denizin Çocukları), Lazca sözlü rock yapan ilk müzik grubuydu. 1992-1998 arası etkinlik göstermiştir.

1992 yılında Mehmedali Barış Beşli'nin Lazca sözlü ve politik içerikli rock müzik yapma fikri üzerine M. B. Beşli, Kazım Koyuncu ve Metin Kalaç tarafından ŞK'U (biz) adıyla kurulur, daha sonra Zuğaşi Berepe adını alır.

İlk albümleri Va Mişk'unan'ı (Bilmiyoruz) 1995 yılında Anadolu Müzik etiketiyle yayınlarlar. Bu albümde gruba elektro gitarist İlhan Karahan da katılmıştır. Albümde sert rock tınılarına, bir Karadeniz müzik enstrümanı olan tulum da eşlik eder. Albümde sol-politik mesajlar da gözardı edilmemiş, Ernesto, Oxoşk'va do Oropa Şeni (Özgürlük ve Aşk İçin) adlı Lazca şarkıların yanısıra Ben adlı Türkçe parçada soldevrimci söylemler kullanılmakta ve Laz halkının kurtuluşunun sosyalist bir düzende gerçekleşebileceği savunulmaktadır. Aynı albümde Avlask'ani Cuneli' (Avlun Güneşlidir), Golas Empula Yulun (Yaylada Bulut Geziyor) gibi otantik Laz şarkıları da seslendirilmiştir.

1998 yılına gelindiğinde sınırlı sayıda basılan ve konser kayıtlarıdan oluşan Bruxel-Live CD'sinden sonra İgzas (Yürüyor) adlı albümü çıkaran grubun, eleman sayısının arttığı gözlenir. Bu süreçte gruba, Cafer İşleyen (bass gitar,perküsyon ve flüt), Gürsoy Tanç (elektronik gitar), Zülkifil Murat Dilek (davul), Uğurcan Sezen (keyboard) katılmıştır. Tulumda ise ilk albümde olduğu gibi bu enstrümanın sayılı ustalarından Mahmut Turan vardır. Bu albümde sert rock müzik yerine, daha yumuşak ve bilgisayar altyapılı bir müziği tercih eden grup, Ka Tun Mita Xendasoç (Dilerim Kız Sen Yaşamayasın) adlı Hemşince bir şarkıya da yer vermiştir. Zuğaşi Berepe bu albümden sonra dağılmıştır.


Albümleri İndirmek İçin Resme Tıklayınız//
Click image to download albums










Gevende - Ev

| 2 yorum


2000 yılından beri müzik çalışmalarını sürdüren Gevende, 2006 yılı yaz aylarında başladığı albüm çalışmasını
tamamladı. Gevende, Baykuş Müzik'ten çıkan "Ev" isimli albümü ve neşeli, çoşkulu, dinamik yapısı ile müzik
severlere enerjisi yüksek bir deneyim yaşatacak.

Emprovizasyon yapmayı ve farklı müzisyenlerle çalışmayı seven Gevende, kurulduğu Eskişehir'de sahne
performansları ile kısa zamanda geniş bir hayran kitlesi kazandı. Bugüne kadar pek çok farklı müzisyenle aynı
sahneyi paylaşarak her sahne performansında birbirinden değişik kompozisyonlar sunan Gevende'nin şarkı sözleri
de anın ruh hali ile şekillenerek müziği farklı bir boyuta taşıyor. Vokal, diğer enstrumanlar gibi müziğin
bir parçası haline gelerek enstrumantal bir yapı kazanıyor.

Bu güne kadar H2000, Kayafest, Atina Beyond The Music Festival, Eskişehir Caz Festivali, Samsun Caz Festivali,
Barışarock, Ankara Uluslararası Caz Festivali, Istanbul Caz Festivali gibi pek çok önemli müzik organizasyonunda
yer alan grubun 2005 Roxy Müzik Günlerinde birincilik ve Ican Bilkom Kısa Film Yarışmasında da ikincilik ödülleri

1. Çelik Çomak
2. Refik
3. Nem
4. Nayu
5. Okyanus Düğünü
6. Anonim
7. Gözağrı
8. Sermest
9. Şeker




Download

Grafik Uygulama: Emir Özer
Perdesiz Gitar: Cenk Erdoğan
Yapımcı: Sinan Sakızlı
Soprano: Sinan Sakızlı
Koordinatör: Selda Salman
Vokal: Ahmet Kenan Bilgiç
Akustik Gitar: Ahmet Kenan Bilgiç
Gitar: Ahmet Kenan Bilgiç
Vokal: Ömer Öztüyen
Viyola: Ömer Öztüyen
Vokal: Can Ömer Uygan
Trompet: Can Ömer Uygan
Vokal: Okan Kaya
Gitar: Okan Kaya
Bas Gitar: Okan Kaya
Vokal: Gökçe Gürçay
Davul: Gökçe Gürçay
Katkıda Bulunan: Çetin Erlik
Viyola: Gülşah Erol
Trompet: Murat Ferhat Yegül
Keman: Serdar Pazarcıoğlu


''Blogumuzun elemanlarindan Hatchipu'ya''